KORNEA VE KONJONKTİVA

Kornea göze gelen ışınların retina üzerinde odaklanmasını sağlayan gözün en ön bölümündeki saydam tabakadır.

Konjonktiva, göz kapaklarının iç kısmını ve gözlerin beyaz kısmını (sklera) kaplayan, ince ve şeffaf bir zardır.

Başlıca Konjonktival ve Korneal Hastalıklar;

  • Kapak taşı
  •  Konjonktival kitle, kist
  • Konjonktivit (bakteriyel, viral, allerjik)
  • Kuru göz
  • Pterjium
  • Keratit (bakteriyel, viral, allerjik)
  • Keratokonus
  • Korneal distrofiler
  • Korneanın dejeneratif hastalıkları

Pterjium

Kornea üzerine doğru olan et büyümesi olarak bilinir. Belirtileri gözde kızarıklık, batma hissi, astigmatizmaya neden olarak görme bozukluğu şeklindedir. Genetik yatkınlık önemlidir. Güneş ışığı, ultraviyole ışığa maruz kalanlarda daha sık görülür. Pterjiumun asıl tedavisi cerrahidir. Nüks ihtimalini azaltmak için pterjium dokusu alındıktan sonra hastanın kendi gözünden alınacak bir greft (doku parçası) ile veya amniyon zarı ile yama yapılmalıdır. UV’den korunmak için güneş gözlüğü kullanılması faydalıdır.

Keratokonus

Gözün ön bölümünde yer alan korneanın incelmesi, eğiminin artması yani öne doğru sivrileşmesi durumudur. Hastalığın seyrini yavaşlatmak için korneal çapraz bağlanma (CCLCross Linking), uygun hastalarda görmenin rehabilitasyonu için sert kontakt lensler ve skleral kontakt lenslerden faydalanılabilir. Hastalarda görme düzeyini artırmak için korneal halka (INTACS), ileri düzeyde keratokonusu olup görmenin düşük olduğu korneal hidrops (nefelyon) hastalarında DMEK, DALK ve penetran keratoplasti uygulanabilir.

Korneal Çapraz Bağlanma/Corneal Cross Linking (CCL)

Keratokonus hastalığı, genetik bir bozukluk neticesinde gözün saydam tabakasındaki lifler arasındaki sıkı bağların bozulması ve kornea tabakasında incelme ve öne doğru sivrilmesi ile karakterize bir durumdur. Ergenlik ile başlayıp 30’lu yaşların ortalarına kadar ilerleyip gözlük veya kontakt lens ile düzeltilemeyen görme kaybı ile sonuçlanan bir hastalıktır. Son evreye gelen hastalarda tek tedavi kornea nakli iken daha erken evrelerde yakalanan olgularda crosslinking cerrahisi ile hastalığın ilerlemesini durdurmak ve numara düzeltici veya görme rehabilitasyonu sağlayabilecek excimer lazer ve korneal halka uygulanması cerrahilerine zemin hazırlamak mümkündür.

Crosslinking cerrahisi iki aşamadan oluşur; epitel soyulduktan sonra riboflavin adlı kimyasal madde kornea üzerine sabit zaman aralıkları ile uygulanır, bu madde kornea tarafından soğurulur ve korneal lifler arasında birikir, yeterli soğurulma sağlanınca kornea UV ışınları ile işlemden geçirilir. UV riboflavinde kimyasal reaksiyona neden olur ve korneal lifler arasında kimyasal bağlar oluşmasını sağlar. Böylece kornea yapısı, stabil sağlam yapıya kavuşturulur. Ameliyat damla şeklinde yüzeysel anestezi altında uygulanır operasyon sonunda göze kontakt lens yerleştirilir. Tıpkı PRK/No Touch lazerde olduğu gibi bu lens birkaç gün gözde kalır ve hasta 10 gün hem iç hem dış ortamlarda güneş gözlüğü takar. Crosslinking hastalığı durdurur, daha ağır cerrahi tedavilere ihtiyacı önleyebilir ve numaralarda hafif düşme sağlayabilir. Günümüzde crosslinking keratokus tedavisinde ilk tercihtir.

Intacs (Kornea İçi Halka)

Keratokonus hastalarında, saydam kornea tabakasının eğriliğinin ileri düzeyde olduğu ve görme düzeyinin gözlük, kontakt lens veya lazer cerrahisi ile düzeltilemediği olgularda uygulanır. Korneal topografi ile belirlenen çap, kalınlık ve genişlik özelliklerine sahip 1 ya da 2 adet saydam yarım halka kornea içine yerleştirilerek eğimi artmış kornea düzleştirilir ve daha keskin kaliteli bir görüş elde edilir. Korneanın stroma tabakası içine femtolazer cihazı ile hazırlanan tüneller vasıtasıyla korneal halkalar yerleştirilir. Cerrahi topikal (damla) anestezi altında gerçekleştirilir. Hasta operasyondan sonra antibiyotikli ve kortizonlu damlalar kullanır, göz kapatılmaz. Cerrahi sonrası korneal yüzey daha düzenli yapıya kavuşup görme netliğinde artış olur.

troya göz