SCATTER HITAM Troyagöz

RETİNAL DAMAR TIKANIKLIKLARI

Gözün retina (ağ) tabakasında vücudumuzun diğer bölgelerinde olduğu gibi arter (atar damar) ve ven (toplardamar) olmak üzere retina tabakasının kan dolaşımından sorumlu damarlar bulunmaktadır. Bu damarsal yapıların ikisinde de tıkanıklık görülebilmektedir.

RETİNAL ARTER TIKANIKLIĞI

Retinaya temiz kanı taşıyan arterde (atar damar) meydana gelen tıkanmadır. Tıkanıklık santral retinal arterde veya retinal arterin bir dalında meydana gelebilir. Santral retinal arter tıkanıklığında hastaların %90’ı 40 yaşın üzerinde ve ortalama görülme yaşı 60 olmakla birlikte gençlerde ve çocuklarda da görülebilmektedir. Tıkanıklığa emboli ya da damarda trombüs (pıhtılaşma) sebep olur. Hipertansiyon, diyabet, pıhtılaşma bozukluğu olan hastalar retinal arter tıkanıklığı açısından risk altındadır.

BELİRTİLER

Santral retinal arter tıkanıklığında dal tıkanıklığına göre daha ağır bulgular izlenir. Tek taraflı ağrı olmadan görme kaybı olması tipiktir. Görme kaybı geçici ya da kalıcı olabilir. Santral retinal arter tıkanıklığının aynı anda iki gözde de olması çok nadirdir. %74-90 hastada görme ışık hissi veya parmak sayma düzeyindedir.

TEŞHİS

Retina muayenesinde retinanın kanlanmasında bozulma olacağı için retina daha soluk görünebilir. Fundus Anjiografi (FFA) ve Optik Kohorens Tomografi (OCT)  gibi tetkikler hastalığın tanı ve tedavi planını oluşturmak açısından önemlidir. Ayrıca damar tıkanıklığına sebep olan altta yatan patolojiyi de araştırmak önemlidir. Bunun için karotis (şah damarı) renkli doppler ultrasonografi, karotis arter MR ve MR Anjiografi de yol gösterici tetkiklerdir.

TEDAVİ

Retinal arter tıkanıklığında tedavi 24-48 saat içerisinde uygulanmalıdır ancak tedavinin faydası sınırlıdır. Tedavi hastaya ve hastalığın durumuna bağlı olarak belirlenir. Göz masajı veya göz içi basıncını düşürmeye yönelik tedaviler erken tanı alan olgularda faydalı olabilir. Hastalığın seyrine göre göz içerisine enjeksiyon (anti-VEGF tedavi) veya retinal lazer fotokoagülasyon tedavisi gerekebilir.

RETİNAL VEN TIKANIKLIĞI

Retinadaki kirli kanı taşıyan venlerde (toplardamar) meydana gelen tıkanmadır. Diyabetik retinopatiden sonra en sık görülen retinal damar hastalığıdır.  Tıkanıklık arterlerde olduğu gibi santral retinal vende veya retinal venin bir dalında meydana gelebilir. Tıkanıklığın sebebi trombozdur. Arterioskleroz, hipertansiyon, diyabet, damar hastalıkları ve pıhtılaşma bozuklukları sistemik risk faktörleridir. Kadın ve erkeklerde eşit sıklıkta görülür. Yaş ilerlemesiyle görülme sıklığı artar.

BELİRTİLER

Bir gözün tamamında ya da bir kısmında ani görme kaybı olabilir. Santral retinal ven tıkanıklığında dal tıkanıklığına göre daha ağır bulgular izlenir.  Görmeyi azaltan nedenler makülada (sarı nokta) ödem görülmesi, makülada kanlanmanın bozulmasına bağlı iskemi, optik nöropati (göz siniri iltihabı), vitreus hemorajisi (göz içi kanama) olabilir. Hastalığın ilerleyen döneminde yeni damar oluşumlarına bağlı olarak glokom (göz tansiyonu) görülebilir.

TEŞHİS

Retina muayenesinde retinada kanamalar görülebilir. Fundus Anjiografi (FFA), Optik Kohorens Tomografi (OCT)  gibi tetkikler hastalığın tanı ve tedavi planını oluşturmak açısından önemlidir. Ayrıca damar tıkanıklığına sebep olan altta yatan patolojiyi de araştırmak önemlidir.

TEDAVİ

Retinal ven tıkanıklığı tedavisinde amaç görmeyi azaltan komplikasyonların önlenmesi ve tedavisidir. Hastalığın seyrine göre göz içerisine enjeksiyon (anti-VEGF veya steroid tedavisi) veya retinal lazer fotokoagülasyon tedavisi gerekebilir. Hastalığın ilerleye dönemlerinde glokom (göz tansiyonu) gelişirse tedavi edilmesi gerekir.

 

Göz sağlığı ve hastalıklarıyla ile ilgili merak ettiklerinizi mutlaka doktorunuza danışın.

troya göz